[XFGM] T-Rex
 
[XFGM] T-Rex's blog
Papazla Zangoç
2009-09-01 6:16 PM PDT
Papaz ,iki metre ilerisinde duran zangoca sormus .
- ''Gizli gizli sen mi iciyorsun kutsal sarabi ?'' Zangocta derin bir sessizlik...Papaz iyice kopurmus
- ''Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun beni?
-''Hayir burdan hicbir sey duyulmuyor efendim''
- "Olacak sey mi! Iki adim oteden beni duymuyorsun ..'' Zangoc biyik altindan gulmus,
- '' Isterseniz yer degistirelim anlarsiniz...'' Yer degistirmisler.Bu kez zangoc seslenmis
-''Kilise icin toplanan bagislari kim zimmetine geciriyor?' Papaz kendi kendine soylenmis.
-''Hakikaten yahu! Buradan hic bir sey duyulmuyor.''
View entry - views: 439
Hırsız & Polis & Gecikme
2009-09-01 6:15 PM PDT
17-03-2007, 04:53
Her halde garajda hırsız var, aşagıdan sesler geliyor der.
Adam camdan sessizce dışarı bakar ve:
-Evet, der. Dışarıda iki kişi var ve bizim eşyaları götürüyorlar...
Derhal polise telefon eder..

- Alo memur bey... Şu anda iki hırsız var ve garajdan eşyalarımızı çalıyorlar.
Acele araba gonderin, der.
Bunun üzerine polis:
- Evin içindeler mi? diye sorar.
- Hayır der adam. Garajdalar...
- Tamam o zaman içerden kapıları iyice kilitleyin ve ses çıkarmadan evde bekleyin.
Arabamız oldugunda göndeririz, çünkü şu anda bütün arabalar görevde...

Adam iki dakika sonra polise tekrar telefon eder.
- Biraz önce size garajda hırsız var diye telefon etmiştim ya...
- Evet!
- Ikisini de vurdum!..
Iki dakika geçmeden bir sürü polis arabası ve bir de ambulans gelir ve
hırsızları suçüstü yakalarlar.
Polisin biri adama yanaşır:
- Hani adamları vurdum demiştiniz?
- Hani siz de şu anda arabamız yok demiştiniz ?
View entry - views: 247
ÇoCuk Fıkraları
2009-09-01 6:13 PM PDT
Bir anaokulu öğretmeni
sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları seyrediyordu.
Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.

Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında
gittiğinde, ona ne çizdiğini sordu.
Kız yanıtladı, "Tanrıyı çiziyorum"
Öğretmen duraksadı ve sordu,
"Ama hiç kimse Tanrının neye benzediğini bilmiyor"
Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı,
"Birazdan öğrenecekler"


----------------------------------------------------------
Bir gün küçük bir kız oturup
annesinin mutfakta bulaşıkları yıkamasını seyrediyordu.
Aniden annesinin saçlarında beyazlar olduğunu fark etti.
Annesine baktı ve merakla sordu,
"Neden saçında beyazlar var anne?"

Annesi yanıtladı,
"Her yanlış yaptığında, beni kızdırdığında,
mutsuz ettiğinde, saçlarımdan biri beyazlar"

Küçük kız bu cevap üzerinde bir süre düşündü ve
sonra sordu,
"Anne, oyleyse anneannemin tüm saçları
nasıl bembeyaz oldu?"
---------------------------------------------

Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi,
öğretmen her birini bir fotoğraf almaya
ikna etmeye çalışıyordu.
" Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp
'Bu Jennifer, o avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek
ne kadar güzel olur"

Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar
"Ve bu öğretmen, o öldü."

----------------------------------------------------------


Çocuklar öğle yemeği için
Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya girmişlerdi.
Masanın başında büyük bir elma yığını vardı,
Rahibe bir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:

"Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor"

Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda
büyük bir çukulatalı çörek yığını vardı.

Bir çocuk not yazmıştı,
"İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları...
View entry - views: 248
Balinalar(Fıkra)
2009-09-01 6:12 PM PDT
Küçük bir kız öğretmeni ile
balinalar hakkında konuşuyordu.

Öğretmen bir balinanın insanı
yutmasının fiziksel olarak imkansız
olduğunu söyledi,
çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.

Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber)
bir balinanın yuttuğunu söyledi,
sinirlenen öğretmen balinanın insanı
yutamayacağını tekrarladı, bu imkansızdı.

Küçük kız şöyle dedi,
"Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım"

Öğretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?"
diye yanıtladı.

Küçük kız " O zaman sen sorarsın"
View entry - views: 327
30 Sene Sonra Tekrar Geleceğim
2009-09-01 3:22 PM PDT
View entry - 1 comment - views: 272
Suç ve ceza
2009-02-01 2:57 PM PST
Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan melek:

"Sizin burada uymanız gereken tek bir kural var: ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın" der.

Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler. Gerçekten de etraf ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır. Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar. Hemen bir melek belirir. Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve

"Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın" der.

İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve melek anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler.

Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar. Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma çok dikkat etmeye başlar. Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz. Derken bir gün bir melek belirir. Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır. Melek hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider.

Kadın mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve:

"Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi yakışıklı bir adamla birlikte olmayı hak ettim?" diye sorar.

Adam suratı asık bir şekilde cevap verir:

"Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım."
View entry - 2 comments - views: 229
Geri dönüyorum!
2009-02-01 2:55 PM PST
Bir gün akıl hastanesinde iki akıl hastası bisiklete biniyormuş. Bir süre sonra birisi durmuş. Bisikletinden inip, lastiklerin havasını indirmeye başlamış. Diğeri:

"N'apıyosun?" diye sormuş.

Lastiklerin havasını indiren akıl hastası:

"Bisikletin selesi çok yüksek geldi, onu kendime göre ayarlıyorum." demiş.

Diğeri bu cevaba çok sinirlenmiş. Hemen kendi bisikletinden inip seleyi ve direksiyonu yerlerinden çıkarmış, sonra da selenin yerine direksiyonu, direksiyonun yerine de seleyi takmaya koyulmuş. Bu sefer öbürü sormuş:

"Sen n'apıyosun?" diye. Diğeri hemen cevap vermiş:

"Ben delilerle gezmem, geri dönüyorum!"
View entry - views: 154
Yap-boz
2009-02-01 2:54 PM PST
Kadının biri umutsuz bir şekilde kocasının işyerine telefon eder:

"Bir yap-boz yapmaya başladım ama olmuyor. Moralim çok bozuk kocacım…"

"Sakin ol sevgilim, bir örnek var mı önünde?"

"Evet kutunun üzerinde bir horoz resmi var ama yapamıyorum, bütün parçalar birbirine benziyor!!!"

"Önemli değil hayatım, az sonra eve gelirim beraber deneriz…"

Adam eve döner ve karısını yap-bozun önünde hıçkırıklar içinde bulur:

"Ah sevgilim, ah tatlım benim… Gel mısır gevreklerini kutusuna geri dolduralım ve bundan kimseye bahsetmeyelim…"
View entry - views: 147
Bir dakika
2009-02-01 2:54 PM PST
Bir adam Tanrıyı ve Tanrının doğayı nasıl gördüğünü anlamak istiyormuş ve ona sormuş

"Tanrım, 1 milyon yıl senin için ne kadar süredir?"

Tanrı şöyle cevaplamış:

"1 milyon yıl benim için siz kullarımın 1 dakikası kadardır."

Adam sormaya devam etmiş:

"Peki, Tanrım 1 milyon dolar senin için ne kadardır?"

Tanrı cevaplamış:

"1 milyon dolar benim için 1 senttir"

Adam dayanamamış:

"Tanrım bana bir sent verir misin?" demiş.

Tanrıdan şöyle bir cevap gelmiş:

"1 dakika."
View entry - 1 comment - views: 160
Türk istihbaratçıları :D:D
2008-05-10 10:48 AM PDT
Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki; - Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında... Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar: - Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler... Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki; - Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında... En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla; - İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve; - Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar: - Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz? Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki; - Zor oldu ama "Konuşturduk pezevengi"
View entry - 2 comments - views: 297
 1   2